29 Kasım 2010 Pazartesi

Ahmad Tea ama ne tea?

Bitki çaylarını bir türlü çaydan sayamadım ben.
Bu yüzden hep ilaç içer gibi içtim.
Benim için çay halis Karadenizçayı,birazda bergamut aromalı olmalı.
Amma velakin taaa uzaklardan hediye gelen bu çayı biraz da süt ilavesi ile içince tadına bayıldım.
Bir de,Çalıkuşu ile çocukluğumuzda onun anneannesinden özenip uzun süre çayımızı sütlü içip,kuru üzümle tatlandırdığımızı hatırladım.

28 Kasım 2010 Pazar

Cuma-ertesi




Bu cuma-ertesilerin adı;
hüzün-ertesi olsun.

Bu haftakini Sulu Han da geçirdik arkadaşımla.
Yeni yıl için cıvıl cıvıl aksesuarlar getirmiş çiçekçiler.
Ben tel askılı tahta kalplerden aldım,arkadaşım dantel kaplanan yumurtalardan.
Çaylarımızı yudumlarken paylaştık:
Bu sanaa,bu bana.
Bu sanaa,bu bana...Diye.



25 Kasım 2010 Perşembe

Ben Bugün;


En çok sevdiğim yeleğimi giydim.


Eskiden;


Çocuk ellerimle işlemiştim.

24 Kasım 2010 Çarşamba

24 Kasım

Oralarda bir yerdesin ve bana 'ağlama' diyorsun.
Biliyorum.
Günün Kutlu Olsun.

23 Kasım 2010 Salı

Küçük Ev

İda'nın eteklerinde,

yeşille içiçe,
maviye yakın,
hüzne uzak.
Günü başka,
gecesi başka güzel bir yerde.
Her daim konuklarla şenlenen,

gerçekten küçücük bir ev 'Küçük Ev' .


19 Kasım 2010 Cuma

Baykuş İstilası

Bayram demedim,seyran demedim evdeki kumaşlardan bir baykuş sürüsü hazırladım.


Başlarken,küçük ev için iki tane dikeyim.Dedim
Bir de baktım, masamın üzeri kanatlar,gagalarla doldu.

Son zamanda kuşlara karşı nedir bu içimdeki ilgi,alaka ben de anlamış değilim arkadaşlar.
Var bir ortak yanımız ya...Neyse.
Sonuç olarak;
Şu sıralar bizim evdeki baykuş sayısı Sherwood Ormanlarındakini geçti galiba.

( Bu arada;
Kumaşların bir kısmı vintage,gagalarsa kuyumcuların verdikleri keselerden yapıldı.
Gözler için Nazan'ın keçeleri kırpıldı,olmadı tığ ile halkalar hazırlandı.
Değdimi bunca işe?Derseniz...E,değdi valla.)

18 Kasım 2010 Perşembe

Örgü Mama Önlükleri

Bu küçücük şeyler bayram eğlencesi oldu bana.


Bir misafir,ardından iki şiş.Bir telefon,ardından oyası.
Biraz baklava,sonra böcük düğme...
Oh..hadi şimdi çay faslı,ardından iki sıra daha haroşa.

15 Kasım 2010 Pazartesi

Kurban Bayramınız Kutlu Olsun

Bayram bizim evimize geldi bile.Mis gibi kokuyor her yan.
Baklava pişti.
Lokumlarsa çeşit çeşit bu bayram.
Peynirli,üzümlü,haşhaşlı,fındıklı hatta antep fıstıklı.

Bayram tatilleri kısa ya da uzun olmuş bizim için fark etmiyor.
Geleneksel yiyecekler mutlaka hazırlanıyor.
Kapıya gelecek çocuklar,ziyarete uğrayan komşular unutulmuyor.
Çocuklarıma bayram anıları bırakıyorum böylece bereket kokulu.

Sırada dileğim;
Sağlıkla,huzurla,sevdiklerinizle ereceğiniz
dilediğiniz kadar bayramınız olsun ömrünüzde.
Neşe ve sevgi hep yanıbaşınızda dursun.
Kurban Bayramınız kutlu olsun.

14 Kasım 2010 Pazar

Vintage Çantam


Bu şirinliği geçen yıl kayınvalidemin sandık odasında bulmuştum.

40 Yıl kadar önce kullanmış,nasılsa bugünlere ulaşmış küçük bir çanta.
Rengi doğaldır ki zaman içinde solmuş.
Gerçek renginde nubuk boyası alıp birkaç kez boyadım.
Sapları yoktu ,ben de
Ulus çantacılar sokağından çıtçıtına uygun zincir aldım,halkalarla taktım.

Şimdi benim için özel olan bu çantayı çok severek kullanıyorum.


12 Kasım 2010 Cuma

Teşekkür


Değerli Hanımefendi;

Vakfımız hastaları yararına başlattığınız yardım kampanyaları için emeği geçen tüm arkadaşlarınıza vakfım ve şahsım adına sonsuz teşekkür eder sevgi ve saygılarımı sunarım.


Ülkü Eşkinat
Türk Böbrek Vakfı Tekirdağ Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı

(E-Posta adresime gelen bu iletiyi etkinlikte tuzu bulunan tüm arkadaşlarımla paylaşıyorum)

11 Kasım 2010 Perşembe

Hayat Bazen Gülümser






Siz de ona gülümseyin ister bence.

O yüzden;

Sevdiklerinizle birlikte mis kokulu bir kahve içmenize,
sizi hediyeleriyle şımartmalarına,
daha dün küçücüklerin hızla büyüdüklerine tanıklık etmenize izin verir.

10 Kasım 2010 Çarşamba

Ata'm


Merak etme.
Biz buradayız.

9 Kasım 2010 Salı

Tiyatro Günü


Cumartesi günü Akün Sahnesinde
Uğur Polat'ın olağanüstü oyunculuğunu sergilediği bir tiyatro oyunu izledik.
Yedi Tepe İstanbuldan beri tanıyoruz Uğur Polat'ı.
En azından benim için öyle.

Çıkışta bir de fotoğraf çektirdik işte böyle.

6 Kasım 2010 Cumartesi

Bugün Cumartesi

Harika bir sonbahar günü Ankara da.Bu mevsim hep böyle sürse.
Güneşli,kuru ve hala ağaçların yaprakları üzerinde.
Kızlarla tiyatro sezonunu açıyoruz bugün.
Çıkışda salep içme sezonunuda açacağız evdekilerle.
E,daha ne olsun ?
Altı üstü ,bir cumartesi yarısı.

5 Kasım 2010 Cuma

Koza Han-Bursa

Koza Han;
Bu güzelim yapı 1492 Yılında II.Beyazıd tarafından yaptırılmış. Ankara-Sulu Han'a benziyor sanki.









Vals ve Zeybek.
Atatürk'ün vefatından 8 ay önce katıldığı son balonun yapıldığı bina.
Sarı Zeybek te gözlerimi yaşartan sahnelerin gerçek mekanı
şimdilerde Büyükşehir Belediyesine ait bir kültür merkezi.
Bu yıl 29 Ekim de Cumhuriyet Balosu burada düzenlenmiş.
Çok anlamlı.

Renk renk eşarplar,fularlar her yerde satışta.
Öyle güzellerki hangisini alacağınız konusunda bir türlü karar veremiyorsunuz.
Koza Han'ın çay ocağı.
Her gün geleyim,her gün ayrı bir fincanda kahvemi içeyim dedirtiyor.

Kapalı Çarşı
Ne demiş şair?
Kapalı Çarşı,kapalı kutu .
Bursa,kuruldu tahtına.
Fotoğraflar biraz karışık yerleşti.Bu geziden aklımda kaldığı gibi oldu birazda.
Düzeltmeye elim varmıyor bu yüzden.

4 Kasım 2010 Perşembe

Ulu Camii

Büyüleyen hatları ve gizleriyle;







İki kanatlı kündekari işi kapısı.


Kapı tokmağı,dokununca içinizden 'kimlerin eli değdi kimbilir?'Dedirten.

602 Yıllık minberi.
Camekan içine alındığından çok net fotoğraflayamadım bu muhteşem eseri.
Ama siz bulun,okuyun Kuran daki ayet sayısınca ağaç kullanılarak yapılan ,yan yüzeylerine güneş sisteminin şaşmaz bir doğrulukla işlenmiş olduğu bu inanılmaz güzellikteki minberin hikayesini.

Şadırvanı içine biliyorsunuz Ulu Caminin.

Peki,tam bu noktada dilek dilenerek kılınan namazları?


İmparatorluk başkentine birazda ihtişam elbet.


Duvarlara sinmiş duaların huzuru kalbinize dolarken
başka bir zamanı yaşıyorsunuz bu güzelim mekanda.
Ve tam da bu yüzden belkide ,
ayrılmayı hiç ama hiç istemiyorsunuz.

O gözü yaşlı bir sevgili gibi ardınızda kalınca
sizde içinizden bir şeyleri onda bıraktığınızı düşünüyorsunuz.
Yine gelicem..Diyorsunuz,kısmetse.
Yine.
Bekle.